ISPARTA

ISPARTA
1) Akpınar Köyü Seyir Terası

Akpınar Köyü, şehir merkezine 7 kilometre uzaklıkta yer alan küçük bir köy olup, tepeden Eğirdir Gölü’nü, Yeşil ve Can Adaları’nı, Barla ve Anamas Dağları’nı, Boğaz Ova’yı sıcak bir çay eşliğinde gözleme yiyerek izleme şansına sahip olabilirsiniz.
Yürüyüş parkurunun başlangıç noktası Akpınar Köyü Camisi’nden başlayarak batı yönüne düz devam ettiğinizde Prostanna Antik Kenti kalıntılarına varırsınız. Burada kısa bir mola verip, göl manzarasını fotoğraflayabilirsiniz. Dinlenmeniz iyi gelecektir çünkü buradan sonrası için biraz zorlayıcı bir yolculuk başlayacak. Tepeye ulaşmak için 200 metre uzunluğunda dik bir yokuşu çıkmak durumundasınız. 
Zirveye çıktığınızda Akpınar Yörük Çadırı Seyir Terası-Mustan’ın Yeri sizi karşılayacak. Burada lezzetli bir köy kahvaltısı yapabilirsiniz. Eğirdir Gölü’nü kuş bakışı görebileceğiniz bu zirveden, Isparta günün her saati ayrı bir güzel görünüyor.

2) Can Ada

Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan Can Ada, yalnızca piknik alanları olarak kullanılmakta olan bir adacıktır. 1933 yılında Atatürk’ün Eğirdir ziyareti esnasında, ada Belediye Encümen Kararıyla ona hediye edilmiştir. Sonrasında Atatürk’ün mirasçılarına geçmiş olup en son olarak Eğirdir Belediyesi‘ne devredilmiştir.
Çadır ve karavan için oldukça uygun olan ada, içerdiği piknik alanlarıyla da halkın gözde gezi noktaları arasında yerini almıştır.

3) Yeşilada

Eğirdir’in en can alıcı turizm noktaları arasında yer alan Yeşilada, merkeze 1 km uzaklıkta bulunur. Adada hem yerli hem yabancı ziyaretçiler için pansiyon sektörü oldukça gelişmiştir.
Özellikle balık restoranları adanın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Yeşil, doğa derken bunlar bir yana içinde barındırdığı tarihi yapıları; Ada Camii, Aya Stefanos Kilisesi, Yeşilada Hamamı ve Şeyh Muslihiddin Türbesi hayli dikkat çekmektedir.

4) Eğirdir Gölü

Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü olan Eğirdir; doğal içme suyu havzasına sahip olup, biyolojik çeşitlilik barındırması açısından uluslararası öneme sahiptir. Türkiye’de bulunan 454 kuş türünün 225’i Eğirdir Gölü çevresinde barınmaktadır. Bunun yanında balıkçılık, tarım ve içme suyu ihtiyacının karşılanması başlıca geçim kaynaklarıdır.
“Yedi renkli göl” olarak bilinen Eğirdir Gölü, muhteşem plajları ve etkileyici doğası ile ziyaretçilerini ağırlamayı bekliyor. Göl etrafında bulunan konaklama ve yeme-içme seçenekleri ile ihtiyaçlarınızı zorlanmadan gidermeniz mümkün. Can Ada, Kovada Gölü Milli Parkı, Yeşil Ada, Aya Stefanos Kilisesi ve Altınkum Plajı ile Eğirdir Gölü’nün tadını sonuna kadar çıkarma şansına sahip olabilirsiniz.

5) Kovada Gölü

Eğirdir İlçesi’ne 25 km mesafede yer alan Kovada Gölü, flora zenginliği ve yaban hayat çeşitliliği bakımından kentin nadide güzelliklerinden biri olarak gösterilir. Diğerlerine nazaran oldukça sığ bir göl olan Kovada Gölü çevresi milli park ilan edilmiştir. Ekonomik açıdan büyük katkı sağlayan göl, Isparta ve Burdur illerine elektrik ihtiyacını karşılamaktadır.
6 bin 534 hektar bir alan üzerine kurulu milli park, kamp, trekking, doğa fotoğrafçılığı, kuş gözlemciliği ve tırmanış için elverişli bir ortam sunmaktadır. Gölde balık da tutabilirsiniz. Park içerisinde bulunan yürüyüş parkurunda; kısa bir yürüyüşün ardından yarımadayı en yüksek tepeden görebileceğiniz noktaya ulaşıp bu güzel gölü fotoğraflayabilirsiniz. Eğirdir otogar önünden başlayıp Kovada Gölü’ne uzanan bisiklet parkurunun yanı sıra elma bahçeleri yer almaktadır.

6) Karacaören Baraj Gölü

Aksu Çayı üzerinde yer alan Karacaören Baraj Gölü, 1989 yılında ülkemize kazandırılmış enerji üretimi santrallerinden biridir. Bölgedeki sulama ihtiyacına da yanıt veren baraj gölü, Isparta- Burdur sınırları içerisinde yer alır. Isparta gezilecek yerler içerisinde önemli bir yer tutan baraj çevresinde yer alan kızılçam ve anıt ağaçlar görenleri kendine hayran bırakır.
Yaz kış yerli ve yabancı turist ağırlayan Karacaören Baraj Gölü, su sporları içinde olanak sağlamaktadır. Diğer yandan baraj çevresinde yer alan salaş balıkçı lokantalarında nefis balıkların tadına bakabilirsiniz.

7) Beyşehir Gölü

Batı Toroslar’da Anamas Dağları’nın kuzeybatı-güneydoğu yönü boyunca uzanan Beyşehir Gölü, tektonik kökenli bir çukurluğun sularla dolması sonucu meydana gelmiştir. Van Gölü ve Tuz Gölü’nden sonra üçüncü büyük göl olan Beyşehir, Konya ile Isparta arasında yer olup İç Anadolu Bölgesi’nin su ihtiyacını karşılar. Ayrıca tarım alanlarının sulanması için Beyşehir Gölü suyundan faydalanmaktadır.
Diğer göllerde olduğu gibi Beyşehir’de balıkçılık alanlarından biridir ve kontrollü avlanma yapılabilmektedir. Parkın içerisinde; su ve dağ sporları, av sporları yapabilirsiniz ayrıca Üstünler, Karadiken ve Bademli plajları da yer alıyor.

8) Yazılı Kanyon

1989 senesinde milli park olarak ilan edilen Yazılı Kanyon, Sütçüler ilçesi sınırları içinde bulunan Yazılı Kanyon, ülkemizin gizli kalmış cennetlerinden biri. Muhteşem yürüyüş yolları, tertemiz havası ile ülkemizin doğal zenginliklerinden biri olan Yazılı Kanyon ziyaretçilerine unutamayacakları güzellikte bir gezi imkanı sunuyor; ancak doğaya saygı konusunda insanlar yeterli hassasiyeti göstermezse bu harika güzelliğin zamanla yok olacağını belirtmemiz gerek.
Kanyonu ziyaretiniz sırasında; çeşitlilik gösteren bitki örtüsünü gözlemleyebilir, piknik yapabilir, kaya ve dağ tırmanışı deneyim yaşayabilir veya sadece manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz. Vaktiniz varsa Adada Antik Kenti’ni ziyaret etmenizi öneririm.

9) Yaka Kanyonu

İsmini bulunduğu Yaka Köyü’nden alan Yaka Kanyonu’nun derinliği 30 ile 100 metre arası olup, genişliği ise 1.5 – 2.5 metre arasında değişim göstermektedir. Kanyonun zengin bitki örtüsü, şelaleleri, kuş türleri ve rengarenk kelebekleri görülmeyi hak ediyor. Köy içinden geçen kanyona gidiş yolu bisiklet yolu olarak kullanılmaktadır.
Kanyonun girişi Melikler Yaylası’ndan olup, nadir görülen türden doğal yapıya sahip bu yerde herkes kolaylıkla yürüyebilir. Yürüyüş sırasında bazı küçük havuz ve şelalelere rastlayabilirsiniz. Ancak tehlike arz etmiyor, asla zorlanmazsınız. Bu nedenle çok fazla ekipman kullanmaya gerek duyulmaz.

10) Lavanta Vadisi

Ülkemizin en önemli gül üretim yerlerinden biri olan Isparta son dönemlerde adını lavanta üretimiyle de duyurmaya başladı. Özellikle Keçirborlu’da bulunan; Lavanta Vadisi, Kuşçular, Kuyucuk Ardınçlı ve Aydoğmuş köylerinde üretimi yapılmaktadır. Her yıl temmuz ve ağustos aylarında muhteşem manzarası ve kokusuyla ziyaretçileri kendisine çekiyor.
Kuyucuk Köyü yolu üzerinde sağlı sollu uzanan lavanta tarlaları adeta göz banyosu yapmanızı sağlar. Özellikle Kuyucuk Köyü, turistlerin yoğun ilgisi olmayan saflığı henüz bozulmamış bir yerdir.
Keçiborlu’da üretilen lavantalar ülkemizin dört bir yanına mis kokular yaymaktadır. Yolda giderken sağlı sollu lavanta tarlaları adeta masal diyarından fırlamışçasına size gülümsemektedir. Isparta ziyaretinizde bu muhteşem manzaranın tadını çıkarmalısınız.
Burada kartpostal havasında fotoğraflar çekebilir ve çekilebilirsiniz. Kendinizi cennetten bir köşede gibi hissedebileceğiniz vadide, yakın köylerde kamp yaparak doğa ile iç içe bir tatil yapabilirsiniz. Ayrıca bu bölgede lavantadan yapılan çeşitli hediyeliklerden satın alarak kendinize ve sevdiğiniz insanlara anı yaratabilirsiniz.

11) Zindan Mağarası

Aksu ilçesine 5 dakikalık mesafede yer alan Zindan Mağarası, 765 metre uzunluğunda dikkat çeken bir doğal güzellik. Mağaranın içinin aydınlatılması ve asma köprülerle gezilmesi de rahat ve kolay bir deneyim sunmaktadır.
Deniz seviyesinden 1300 metre yükseklikte yer alan Zindan Mağarası’nın sonunda hamam ismi verilen mozaik biçimli kalsit kristallerinin bulunduğu nokta oldukça dikkat çekicidir. Kalsiyum ve magnezyum değerlerinin yüksek olduğu mağara girişinde eski medeniyetlerden izler taşıyan çeşitli motifler yer almaktadır.

12) Kuz Mağarası

Sütçüler ilçesinde yer alan Kuz Mağarası, Kesme Kasabası’ndan traktörle ulaşım sağlanan zor bir konumda yer alıyor. Uzunluğu 224 metre olan Kuz’a girerken oldukça dikkatli olmakta fayda var zira giriş kısmı tehlikeli.
Mağaraya giriş de epey zahmetli çünkü oldukça tehlikeli bir ağzı var. İçeriye girdikten sonra metrerlerce uzunlukta dar geçitli bir alan karşılıyor bizleri. Orta bölümlerden itibaren damlataş, sarkıt ve dikitlerle dolu bir alan mevcut. Bu doğal oluşumun keyifli görüntüsüne şahitlik edip birbirinden güzel fotoğraflar çekilebilirsiniz.

13) İnönü Mağarası

Sarıidris Kasabası’nın 1,5 km güneyinde, İnönü Tepesi’nin yamacında konumlanan İnönü içerisinde Geç Roma ve Doğu Roma dönemlerinden kalma seramik parçalara rastlanması, burada olan bir yaşamın var olduğuna işaret etmektedir.
Isparta gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazlarından biri olan İnönü Mağarası, kentin en meşhur doğal güzelliklerinden biri olan mağara, dar galerilerden oluşan yatay bir yapıya sahip.
Mağarayı keşif esnasında bazı iskeletler bulunmuş ve geçmiş dönemde mezar olarak kullanıldığı ortaya çıkarılmış. Günümüzde ise 227 metre uzunluğunda etkileyici sarkıt, dikit ve sütunlarıyla önemli bir gezi noktası haline gelmiştir.

14) Pınargözü Mağarası

Çaydere ormanlarının içine dökülen suyu ile Pınargözü Mağarası, içinde çağlayan güçlü bir su kaynağına sahiptir. 1995 senesinde yapılan araştırmalarda mağaranın yalnızca 16 km’lik kısmı ölçülebilmiş ancak sonuna kadar henüz ulaşılamamıştır. İçerisindeki en geniş alanı; değişik büyüklükteki gölcükler, şelaleler, damlataş havuzları ve her türden damlataş birikimleri kaplamaktadır.
Türkiye’nin en soğuk suyuna ve en uzun geçide sahip mağarası olarak kayıtlara geçen Pınargözü Mağarası, Yenişarbademli ilçesinin 11 kilometre batısında yer alan bir doğal güzellik. Bugüne kadar 16 kilometrelik kısmına girilebilen mağaranın daha da uzun olduğu biliniyor. Hata öyle ki turizm yönünden Avrupa’nın en uzun mağarası olarak kabul görmüştür.

15) Ayı İni Mağarası

Yalvaç İlçesi’nin Özgüney Köyü’nde bulunan mağaranın toplam uzunluğu 407 metredir. Sultan Dağları’nın güney kısmında Nazilli Dere’sinin ise yukarı bölümünde konumlanır. Mağaranın Roma veya Bizans toplulukları tarafından sığınak olarak kullandığı düşünülmektedir. İçerisinde birkaç tane su deposu olarak kullanılan bent ve sarnıçlar yer almaktadır.
Yağış dönemlerinden tavandan süzülen yağmur damlaları Romalıların yapmış oldukları sarnıçlarda birikmektedir. geçmişten izler taşıyan dokusuyla iç güzelliğini yansıtan Ayı İni Mağarası, turistik açıdan dikkat çekmektedir.

16) Sorgun Mağarası

Aksu’yun 10 km kuzeyinde yer alan Sorgun Mağarası, aynı adı taşıyan Sorgun Yaylası’nın hemen bitiminde yer alır. Yatay şekilde ve sulu olan mağara 301 m uzunluğundadır. Mağaranın içerisinden kış ve bahar aylarında gür, yaz ve güz aylarında ise daha az bir dere akmaktadır. Damlataş oluşumlarına rastlanıyor olup yer yer yarasa kolonilerini de görmek mümkündür. Mağara belirli zamanlarda su ile dolduğu için girişler yapılamıyor.

17) Peynir İni Mağarası

Senirkent ilçesinde yer alan Garip Köyü’nün 4 km güneydoğusunda yer alan mağara, 6 km uzunluğa sahiptir. Giriş kısmı kuyuyu andırıyor olup, yatay bir kırık olarak devam eder. İç kısmı dışarısına göre oldukça düşük ısıya sahiptir. Bu sebeple yöre halkı peynirlerini burada depolamasından dolayı bu ismi almıştır.

18) Uluborlu Obruğu

Kapı Dağı’nın doğusundaki yaylada bulunan Uluborlu Obruğu’nun uzunluğu 42 metredir. Mağaranın giriş kısmı 5-6 metre büyüklüğünde olup, 18 m derinliğe sahiptir. Kuyu şeklindeki mağaranın tabanında her daim karlar mevcuttur. Mağaranın içindeki 3 0C ısı ve % 78 nem sebebiyle soğuk hava deposu olarak kullanıma oldukça uygundur.

19) Karataş Mağarası

Pınargözü Mağarası’nın yakınında yer alan Dedegöl Dağın’da bulunan Karataş, fay hattı üzerinde dikey şekilde oluşmuştur. Tamamıyla fosilleşmiş olan mağaranın derinliği -112 metredir. Daha aşağısında yer alan Pınargözü ile bağlantılı olduğu varsayılmaktadır. Mağaranın içerisinde fazlaca hava sirkülasyonu mevcuttur.

20) Cıv Mağarası

Kızıldağı kuzeybatısında Çayır Yaylası’nda yer alan Cıv Mağarası, basamak basamak -240 metreye kadar inmektedir. Isparta’nın en derin mağarası olma özelliğini taşımaktadır. Mağaranın içi her çeşitten damlataşlar ile dolu olup, büyüklü küçüklü gölcükler mevcuttur.

21) Gümüş İni Mağarası

Yayla Deresi Mevkii’nde bulunan Gümüş İni, kuru bir mağara olup, uzunluğu 201 metredir. Damlataş, düden ve küçük havuzları içerisinde barındırır. Evcil hayvanlar için barınak olarak kullanılabilmektedir. Gerekli durumlarda ise sığınak olarak kullanıma uygundur.

22) Güvercinlik Mağarası

Aydoğmuş Köyü’nde yer alan Akdağ’da bulunur. Kireç taşları içinde gelişen fay hattı üzerinde oluşan mağara; sakıt, dikit ve sütunlarla bölümlere ayrılmış durumdadır. Diğer mağaralara oranla küçük olan Güvercinlik Mağarası, damlataş oluşumları açısından oldukça zengindir.

23) Kapıkaya Mağarası

Güneyce Köyü’ne 3 kilometre uzaklıkta konumlanan Kapıkaya Tepesi’nde yer alır. Araştırmalar sonucu Kapıkaya Mağarası’nın tarihi dönemlerde kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca iç genişliğinin oldukça fazla olması sebebiyle sığınak olarak kullanılma elverişlidir.

24) Kızıldağ Milli Parkı

Şarkikaraağaç ilçesinin 5 kilometre güneyindeki 1840 metre yüksekte konumlanmıştır. Park; mavi sedir ormanları ile bezenmiş olup, Beyşehir Gölü’nü barındırmaktadır. Temiz oksijene sahip havası, astım ve göğüs hastalıklarında çok tercih edilen bir yer haline getirmiştir. Sedir, ardıç, karaçam, köknar, meşe olmak üzere kavak, söğüt ve az miktarda ıhlamurun bulunuyor olup, 1988 yılında doğal sit alanı olarak belirlenmiştir.
550 hektarlık parkın içerisinde dağ evleri ve kamp sahaları bulunmaktadır. Büyüksivri Tepesi’ne tırmanarak doğa yürüyüşü yapabilir ve piknik alanlarında vakit geçirebilirsiniz. Tabi parkın içerisinde halka açık bungalowlar, yeme-içme tesisleri bulunmaktadır.Yaban hayvanlarını ve doğal bitki örtüsünü inceleyebileceğiniz milli parkta keyifli bir doğa yürüyüşü yaparak doğanın güzelliklerinin tadını çıkarmaya ne dersiniz? Eğer cevabınız evet ise Isparta’ya geldiğinizde Kızıldağ Milli Parkı’nı ziyaret etmenizi öneriyoruz. Bu arada temmuz ayının ikinci pazarında burada düzenlenen “Helva Bayramı” görülmeye değer netliktedir.

25)Gölcük Krater Gölü Milli Parkı

Merkezin güneybatısında rakımlı bölge ve çevresini içine alan Gölcük Tabiat Parkı; yeni dikilip yetişen ağaçlarla çevrili olup, Gölcük Gölü’nü içerisinde barındırmaktadır. Gölün etrafında 150-300 metreyi bulan volkanik küllü tepeler bulunmaktadır. Kızılçam, karaçam, meşe, sedir, akasya, akça kesme ve diğer maki türü bitkiler ile tavşan, tilki, sincap, kaplumbağa, yılan ve çeşitli kuş türleri gibi canlı çeşitleri yaşamaktadır.
Göl kıyısında piknik yapabilir veya içerisinde bulunan restoranda bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Volkanik olaylar neticesinde meydana gelen Gölcük Krater Gölü’nün, etrafında doğa yürüyüşleri yaparken yaban hayatını gözlemlemek de mümkün olmaktadır.

Resimler


whatsapp ile iletişime geç