ÇANKIRI

ÇANKIRI
1) Çankırı Kalesi

Çankırı’nın tarihinin bir parçasını yansıtan kaleyi Hititler tarafından yapılmış olup yapımı sırasında moloz taş ve tuğla kullanılmıştır. Şehrin kuzey kısmında yer alan Çankırı Kalesi, 730 metre yüksekliğe sahiptir. Yapıldığı zamanlardan bu yana Romalılar, Bizanslar, Danişmentliler, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında kullanılmıştır. Her bir medeniyet tarafından restore edilmiş olan kalede, Roma döneminde yapılan nekropol alanı, su sarnıcı, dışarı ile irtibatı olan mağaralar, gözetleme kulesi varken; bunlardan günümüze yalnızca birkaç sur kalıntısı kalmıştır. Yaşanan depremler neticesinde her birinde kalıntılarının pek çoğu yok olmuştur. Ancak buna rağmen günümüze kadar ayakta kalabilmeyi başarmış kalıntılar görülmeye değer nitelikte. Geçmiş dönemlerde ağaçlarla yeşillendirilen kale mesire alanı olarak da kullanılmaktadır.

2) Koca Meşe

Adı üzerine gerçekten kocaman bir meşe ağacı olan bu ağaç, Karacaözü Köyü’nün güneydoğusunda dere yatağının hemen kenarında yer almaktadır. Yakından görenler, ana gövdesi ve dallarının yüksekliği karşısında ufak bir şaşkınlık yaşamakla birlikte hayran kalıyor. Gövdenin yüksekliği ile birlikte dallar yaklaşık 15 metre kadardır. Gövdenin içerisi boşalmış olup yerini herhangi bir şey doldurulamayan Koca Meşe bölgeyi ziyaret ettiğiniz takdirde mutlak uğramanız gereken yerler arasında.

3) Çankırı Evleri

Turizme kazandırılan Çankırı Evleri, döneme ait jeolojik ve ekonomik yapısıyla ilgili pek çok bilgi vermektedir. Toplam sayısı 108 olan evler, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun kararı neticesinde tescillenmiş olup koruma altına alınmıştır. Klasik bir Türk evinin tüm özelliklerini yansıtan bu evler genel anlamda iki katlı olarak inşa edilmiştir. İlk kat kışlık olarak tasarlanmış olup, mutfak ve oturma odaları bulunuyor. İkinci kat ise genel olarak misafirler için ayrılmış durumdadır. Tüm evlerin ikinci katlarında mutlaka boş oda bulunuyor. Bununla birlikte her bir odada yüklük olarak tahta dolaplar mevcut. Dolaplardan biri olarak kullanılırmış. Günümüz zamanında koruma altına alınan bu evler Çankırı ziyaretiniz sırasında mutlaka görmeniz gereken yerler arasında bulunuyor.

4) Tarihi Çamaşırhane Müzesi

Eski zamanlarda kadınların halı, kilim, yorgan ve kıyafetlerini yıkadıkları ortak bir alan olarak kullanılan çamaşırhaneler evlere su gitmediği sıralarda hayatlarının önemli bir parçası haline gelmiştir. İçerisindeki yıkama taşları üzerinde çamaşır yıkayan kadınlar ve kazanlarda kaynattıkları sular ile günlerinin neredeyse tamamını burada geçiriyorlarmış. Uzun seneler çamaşırhane olarak kullanılan bu tarihi yapı, 2004 senesinde belediye tarafından onarılarak müze olarak faaliyete açılmıştır. Bir takım kültürel aktivitelerin yapıldığı müzede, şehrin etnik ve yöresel kültürünü yansıtan, eski çamaşırhane görüntüsüne ışık tutan sergi alanları yer alıyor.

5) Cam Seyir Teras

Çankırı’da keyifli saatler geçirebileceğiniz Cam Seyir Terası, mutlaka uğramanız gereken yerler arasında. Şehrin merkezinde bulunuyor olup Çankırı Kalesi’nin bulunduğu noktaya yapılan cam teras ülkemizin en geniş tabanlı seyir terası olarak da biliniyor. Bölgeyi ayaklar altına seren muhteşem manzarası görülmeyi hak eden cinsten.

6) Tarihi Karataş Hamamı

Osmanlı Dönemi’nde haç biçimindeki çifte hamamlara örnek olarak verilen hamam, Ali Bey Cami’nin bitişiğinde olması nedeniyle aynı tarihlerde yapılmış olabileceği var sayılıyor. Yuvarlak kemerli kapıdan geçilen soğukluk bölümü, , ortada bütün, yanlarda yarım kubbelerle örtülü biçimdedir. Sıcaklık bölümü de kubbeyle örtülmüş olup sekizgen kasnaklara oturtulmuş kubbeler dört köşesinde yine kubbeli halvetler bulunmakta. Çankırı Belediyesi tarafından onarılarak açılan hamamın kadınlar bölümü de aynı şekilde dizayn edilmiştir.

7) Çavundur Kaplıcaları

Çankırı Kurşunlu’da bulunan kaplıca, şehrin önemli termal turizm noktasıdır. Uzun bir dönem otel olarak kullanılan Çavundur Kaplıcaları, Çankırı’ya yaklaşık olarak 1 saat kadar uzaklıktadır. Toplamda 115 odası ve iki havuzu olan tesis yorgunluğunuzu atıp günün keyfini çıkarmak için oldukça ideal bir nokta. Yalnız belirtmem gerekiyor ki, uzun senelerdir var olan bu kaplıcalar bir tık düşük hizmet kalitesine sahip.

8) Ilgaz Dağı Milli Parkı

Hangi mevsim olursa olsun fark etmeksizin gidebileceğiniz Ilgaz Dağı Milli Parkı, huzuru yakalayabileceğiniz kaliteli oksijene sahip bir cazibe noktasıdır. Özellikle kış aylarında ziyaret edilen bölge yalnızca bu dönemde değil oldukça yoğun ilgi görmektedir. Elbette ki kışın geldiğiniz de kış sporlarıyla keyifli vakit geçirip çevreyi keşfedebilirsiniz.Oldukça zengin bir bitki örtüsüne sahip olan Ilgaz Dağları Milli Parkı, görülmesi nadir bitki çeşitlerinin yanında karaçam, kızılçam ve köknar ağaçlarını görebilirsiniz. Bitki örtüsünün sağladığı şartlar sebebiyle yaban domuzu, kurt, ayı, geyik gibi hayvan türlerine de ev sahipliği yapıyor.Park içerisinde çadır kampı ve kayak merkezine yakın noktada yer alan konaklama seçeneklerinden birini tercih edebilirsiniz.

9) Ilgaz Yurduntepe Kayak Merkezi

Ilgaz Dağları Milli Parkı içerisinde bulunan kayak merkezi, turizmin canlı olup iki adet piste sahiptir ve geceleri kayak yapma imkanı sunuyor. Bölge içerisinde üç adet konaklama tesisi bulunuyor. Kış tatiliniz için tercih edebileceğiniz bölgeler arasında düşünebileceğiniz gelişmekte olan kayak merkezi, sahip olduğu uzun çam ağaçları gününüze güzellik katacak. Çankırı’da bulunan sık meşe örtüsü sonrasında Ilgaz Dağı’na çıktıkta öncelik olarak sizleri kara çam ormanları selamlıyor.
1976 senesinde Milli Park olarak tescillenen park büyükçe bir alana yayılmaktadır. Volkanik bir yapıdaki Ilgaz Dağları, yalnızca kışın değil bahar aylarında da tüm ihtişamı ile siz ziyaretçilerini bekliyor. Göknar ormanlarının metrelerce uzun boylarını yakından gördükçe kapılmamak içten bile değil.

10) Hazım Dağlı Tabiat Parkı

Yapraklı ilçesinde bulunan Hazım Dağlı Tabiat Parkı, merkeze 40 dakikalık bir uzaklıkta yer alıyor. İçerisindeki göleti ile bir tablo görüntüsü yaratan bu doğanın bir harika parçası tabiat parkı, ahşap bungalovlarla daha da güzel bir görüntüye kavuşturulmuş. Temiz ve kaliteli oksijeni ile yürüyüş,piknik veya konaklamak için tercih edebilirsiniz. Ulaşımı oldukça kolay ve rahat olması sebebiyle de bir tercih noktası haline gelmektedir. Balık avlayabileceğiniz, çadır kampı ve daha pek çok aktivitenin gerçekleştirilebildiği park siz ziyaretçilerini bekliyor.

11) Alpsarı Göleti Mesire Alanı

Çankırı halkı tarafından en fazla sevilen Alpsarı Göleti Mesire Alanı, Alpsarı Göleti’nin hemen kenarında düzenlenen piknik alanı içerisinde; özel yürüyüş yolları, saha, piknik masaları ve güzel bir yemek yiyebileceğiniz restoranıyla ilgi çekiyor. Gölette deniz bisikleti ve tekneler ile gezilerde gerçekleştirebilirsiniz.

12) Kırkpınar Yaylası

Türkiye’deki en güzel yaylalar arasında yerini alan Kırkpınar Yaylası, Emir Gazi Tepesi’nin yamaçlarında konumlanıyor olup flora bakımından zenginliği ile oldukça fazla ziyaretçiyi kendine çekmeyi başarmaktadır. Yaylada yetişen düğün çiçeği, yabani lale, sarı orkide, çuha, salepin mis kokuları eşliğinde çevreyi keşfederken aynı zamanda huzur dolu vakitler geçireceksiniz.

13) Yapraklı Büyük Yayla

Çankırı’ya 30 kilometre uzaklıkta yer alan Yapraklı Büyük Yayla, yarım saat gibi kısa bir zaman içerisinde ulaşım sağlayabilirsiniz. Yemyeşil bir doğası ve kokulu köknar, karaçam ağaçlarıyla huzuru yakalayabileceğiniz muhteşem bir yer. Yaylayı günübirlik olarak ziyaret ederek yürüyüş ve keşif turlarına çıkabilirsiniz. Eğer konaklamak isterseniz herhangi bir işletme yok. Kendi kamp eşyalarınızı getirerek doğanın kucağında kalabilirsiniz.

14) Tuz Mağarası

Çankırı’nın en fazla ziyaret edilen noktalarından biri olan Tuz Mağarası, merkez ilçede konumlanıyor olup Türkiye’nin en büyük kaya tuzunun rezervine sahiptir. Yapılan üretimlerinden ardından pek çok galeri oluşmuş mağaradaki tuzdan meydana gelen sarkıt ve dikitler oldukça ilgi çekici. Mağaranın girişin oldukça geniş olup içerisi de bir o kadar geniştir. Burayı ziyaret ettiğiniz takdirde uzun ve keyifli bir yer altı dünyası sizleri bekliyor olacak.Mağarada en dikkat çeken şey ise 200 yıldır bozulmadan kalan bir eşeğin cesedi olmasıdır. Bulunmasının ardından MTA Müzesi’nde sergilenmeye başlanmış ancak burada cesedin bozulması üzerine mağaraya tekrar geri getirilmiştir.

Resimler


whatsapp ile iletişime geç