44 - MALATYA

MALATYA
1) Yeni Cami

Tamamı kesme taşlar kullanılarak yapılan eni Cami, 28,50 x 28,50 metre ölçülerinde olup kare planlıdır. Bu planın üzerine yapılan ana mekan ortasında dört filayağı üzerine oturtulan kubbe yer almaktadır. Yerel halk arasında Teze Cami adı verilmiş olup, 1894 Mart ayında meydana gelen deprem ile oldukça büyük hasar görmüştür. Yeniden inşa edilmesi için Sultan II. Abdülhamit tarafından on bin altın gönderilmiştir.
Birinci Dünya Savaşı’nın meydana gelmesiyle caminin son cemaat bölümündeki kubbe kısmıyla yeni yapılan minareleri tamamlanamadığı için Cumhuriyetin ilk yıllarında tamamlanıyor. Kuzey duvarlarının ortasına aba giriş kapısı Yine kuzey duvarlarının köşelerinde iki şerefeli iki tane minaresi mevcuttur. Doğu yönünde tek şerefeye kadar sağlam ve tamamen kesme taşlardan inşa edilmiş eski bir camiye ait bir minare sağlam durumdadır. Şehirdeki en göz alıcı yapı olması sebebiyle turistlerin her daim ziyaret noktası olmuştur.

2) Malatya Kalesi

Battalgazi ilçesinde yer alan Malatya Kalesi, Roma İmparatorluğu Titus Dönemi’ne ait Lejyon Karargahı olarak yapılmaya başlanan surların inşa süreci epey bir sürmüştür. 98 ile 117 yıllarında Titus tarafından genişleme çalışmalarıyla 363 senesinde 1. Constantinos zamanında yapılmaya hala devam eden sur inşaatı hızlandırılmıştır. Son olarak 527 ile 565 yılları arasında Justinianos zamanında surlar son şekillerine sahip olmuşlardır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamede bu surlardan ve surların özelliklerinden bahsedilmektedir.
Beşgen yapıya sahip kale, günümüzde harabe durumdadır. Sağlam kalan kısmından anlaşıldığı üzere duvarların iç ve dış bölümleri iri boyutlu taşlarla kaplanmış olup, taşların arası yine moloz taşlarla doldurularak, harç ile kaynaştırılmış şekildedir. 2011 senesinde onarımı tamamlanan surun giriş kapısı ve ayakta kalan bazı bölümlerinin restorasyonu devam etmektedir.

3) Malatya Konakları

Konaklar yaygın olarak iki katlı yapıda olup, kendilerine özgü bir yapıya sahiptirler. Bölgenin iklim türüne göre kalın duvarları ve birbiriyle son derece uyumlu küçük pencereleri olan bu müstakil evlerin üç katlı örneklerine de rastlanabilinmektedir. Taş, kerpiç ve ahşap malzeme kullanılarak inşa edilen yapıların zemin katlar verecekleri hizmete uygun olarak çeşitli bölümlerden meydana gelmektedir.
Evlerin; kapı, pencere, oda taban ve tavanları, duvar arası hatıllar, dış doğrama, merdiven, dolap, yüklük ve askılık gibi yerlerde ahşap kullanılırken pencere ve itina ile işlenmiş kapıların üzerindeki havalandırma ve aydınlatma kısımlarında ise demir kullanılmıştır. Girişte kiler, mutfak ve kış damı adı verilen büyük odalar bulunurken, ahşap merdivenle çıkacağınız üst katta ise sofa yer alırken etrafında misafir ve oturma odaları ile müştemilat konumlanır.

4) Orduzu Çınar Ağacı

Malatya’ya 7 kilometre mesafede yer alan Orduzu Çınar Ağacı, Battalgazi’nin Çınarı olarak biliniyor olup boyu 15 metre gövdesi ise 7.20 metre kadardır. Yaşı net olarak bilinmeyen ağacın içi zamanla boşalarak ana gövdesinden iki dal şeklinde ayrılmıştır. Dallar gövde sürgününden büyüyerek 8-10 metre kadar boylanmış yan dalları mevcut. Gövdesi içinden çürümüş olup büyük kovuklar meydana gelmiştir. Kökü taş bir duvar örülerek sağlamlaştırılmış ve etrafında gözeler halinde su akmaktadır. Çınar ve hemen yanındaki pınar bir ziyaret yeri haline dönüşmüştür. Denilene göre, 8.yüzyılda yaşadığına inanılan Battalgazi hayvanlarını buraya sulamaya getirmiş; suladıktan sonra elindeki çınar çubuğunu suyun kenarına dikmiş ve o çubuktan da bugünkü çınar ağacı yetişmiştir.

5) Malatya Müzesi

Geçmişi köklü bir tarihe dayanan Malatya‘da yapılan arkeolojik çalışmalarından elde edilen tarihi eserler ilk aşamada Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne gönderilmiştir. Özellikle bölgedeki Arslantepe Höyüğü ve Gelinciktepe’den çıkarılmış olan eserlerin ve 1931-1937 yıllarında çıkartılmaya devam edilmesi üzerine müze inşa edilmesi gündeme gelmiştir.
Öncelik olarak 1971 yılında İnönü Parkı’nda bulunan bina müzeye çevrilmiştir. Ardından 1979 yılında ise Kernek Meydanı’ndaki yeni binasında faaliyete girmiştir. İçerisinde toplamda 15 binden fazla eserin sergilendiği Malatya Müzesi’de Neolitik, Kalkolitik, Tun, Hitit, Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserler barınmaktadır. Bu eserler arasında; kılıç ve mızrak uçları, insan mezarları, mühür baskılar ve kral mezarları yer alıyor. Malatya’nın tarihini gözler önüne seren zengin koleksiyonu ile son derece bilgilendirici müzeyi ziyaret etmeden dönmeyin.

6) Turgut Özal Müzesi

Malatya doğumlu devlet insanı eski başbakan VIII. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın anısını yaşatmak amacıyla açılan müze, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin giriş katında konumlanmaktadır. Memleketlileri tarafından oldukça büyük bir sevgi beslenen Turgut Özal’ın için açılan müze 2019 senesinde hizmete girmiştir. İçerisinde Turgut Özal’a ait küçük ama yeterli düzeyde bilgi barındıran fotoğraf ve özel eşyalardan oluşan bir koleksiyon sergilenmekte.

7) Malatya Fotoğraf Makineleri Müzesi

Avrupa ve Asya‘nın en büyük Fotoğraf Makinesi Müzesi olarak nitelendirilen bu müzede, yaklaşık 2 bin adet tarihte kullanılan ilk fotoğraf makinesi gibi önemli parçalar yer almaktadır. Aralarında; güvercinlere takılan casus kameraları, saat içine saklanmış fotoğraf makineleri, belli sayıda üretilen altın makineler bulunan müzede ilk projektör örnekleri de bulunuyor. Yalnızca fotoğraf makinesi değil, flaş, projeksiyon cihazları, agrandizörler vb. gibi fotoğrafla ilgili her türlü ekipmana da rastlamanız mümkün. Sergilenen tüm eserler Baki Tamer Selçuk isimli koleksiyonere ait olup, Mühendis olan Baki Tamer Selçuk’un Malatya’ya ve Türkiye’ye kazandırdığı başka bir müze ise Radyo ve Gramofon Müzesi’dir.

8) Etnografya Müzesi

Malatya’da Sinema Caddesi üzerinde yer alan Beş Konaklar ismini alan konaklardan biri Etnografya Müzesi olarak faaliyet göstermektedir. Bu konaklar yaklaşık olarak 120 yıl önce Hacı Sait Efendi tarafından yaptırılmış olup, ilk olarak bir cihannümalı ev ve ona bitişik dört ev olmak üzere beşi bir bütün olan bu bu evler yapılmıştır. 1935-40’lı senelere dayanan bahçeli ev iki katlı olarak yapılmış olup, kerpiç malzemesinden inşa edilmiştir. Alt katta bulunan hayat dikdörtgen bir avluya açılırken, hayatın sağ ve solunda üç oda, ocaklık ve mutfak bölümleri yer alıyor.
Üst katta ise müzenin sergi alanı olan altı oda bulunuyor. Bu bölümde Malatya ve yöresine ait etnografik eserler sergilenmektedir.Şehir merkezinde yer alan müze, yerel halk tarafından geçmiş zamanlarda kullanılan eşyaların sergilendiği bir müzedir. Yine cansız mankenler kullanılarak halkın giyim tarzının yansıtıldığu kıyafetler ile cep saatleri, yüzükler, tespihler, ağırlık ölçü aletleri, kazanlar, tepsiler, çakmaklar ve aydınlatma araçları sergilenenler arasındadır.

9) Malatya Atatürk Evi

Malatya’yı ilk ziyaret ettiği zaman bir gece konakladığı Eski Türk Ocağı ve Halkevi binasının giriş katında bulunan iki oda, 1981 senesinde gerekli çalışmalar yapılarak hizmete açılmıştır. Binanın içine girdiğiniz takdirde sağda bulunan ilk odada Atatürk’ün Halkevi’nde kaldığı zaman kullandığı masa, koltuk ve işlemeli bir sehpa mevcut. Girişin solunda yer alan odada da Atatürk kitapları sergilenmekte. 19. yüzyıla ait ev, kesme taşlardan inşa edilmiş olup içerisinde; bir salon ve altı oda halinde düzenlenen müzede konferans salonu, Atatürk kitaplığı ve Cumhuriyet dönemi fotoğrafları yer almaktadır.

10) Polat Sulu Mağara

Doğanşehir ilçesinin Polat kasabasında yer alan mağaraya giriş dar ve alçak bir girişten geçilerek giriş yapılmaktadır. 2260 metre yüksekliğindeki Kuzkaya Tepesi’nin 2150 metresinde konumlanan mağaranın, zemini rutubet sebebiyle kaygandır dikkatli olmanızda fayda var. Boyutları 20 metre uzunluğunda olup birinci kısmı 35 metre çapındaki bir dair formundadır.
Buradan kuzeyde yer alan terasa tırmanarak ikinci bölüme oldukça dar bir boğazdan yalnızca sürünerek geçilebilinmektedir. Burası ise 6 metre çapında ve 3 metre yüksekliğindedir. Söylenene göre buradan sonrada devam etmektedir. Ancak herhangi bir geçiş yeri bulunamamıştır. Mağaranın her iki bölümünde de pek çok sayıda sarkıt ve dikit mevcut olup oluştuğu günden itibaren doğal şekliyle kaldığı ve büyük bir kısmına insan elinin değmediği tahmin edilmektedir.

11) Günpınar Şelalesi

Malatya’nın Darende ilçesinde konumlanan Günpınar Şelalesi, Türkiye‘nin 243.tabiat parkı olma niteliğini taşımaktadır. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmesi gereken bir doğa harikasına ev sahipliği yapan şelale, ilçeye 5 kilometre uzaklıkta yer alıyor olup yıl içerisinde oldukça yoğun ziyaretçi akınına şahit olmaktadır.
40 metre yükseklikten dökülmekte olan ve yarattığı görüntüyle kendine hayran bırakan Günpınar’ın solunda yer alan kaynak suyunun kış döneminde donmasıyla aynı Pamukkale’ye benzemektedir. Tabiat parkı ilan edilen şelalenin içerisinde yeme içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz işletmeler mevcut. Sevdiklerinizle bu güzel manzara eşliğinde bir gün geçirmek, yürüyüşler ve doğa fotoğrafçılığı yapmak için oldukça idealdir.

12) Turgut Özal Tabiat Parkı

Battalgazi ilçesinin Pınarbaşı mevkisinde konumlanan Turgut Özal Tabiat Parkı’nın büyüklüğü 403 dekar olup şehir merkezine yalnızca 3 kilometre uzaklıktadır. Tabiat Parkı olarak 2009 yılında tescil edilen korunan park alanın kaynak değerleri; kaynak suyu, orman ve kayalık ekosistemidir. Dilediğiniz gibi sevdikleriniz ile birlikte piknik yapıp, açık hava fotoğrafçılığının yapılabileceği güzellikleri içerisinde barındıran harikulade bir yerdir.
Bir yaşam merkezi haline dönüşen park, mangal alanları, seyir terasları, nadir bulunan bitkilerin yetiştiği botanik bahçeleri, hayavant bahçesi, yürüyüş ve bisiklet yolları ile şehrin en büyük alanını oluşturmakta. Tüm bunların yanında bisiklet turlarının düzenlendiği alanları, gölet içerisinde deniz bisikletinin yapıldığı su aktiviteleri, at arabası ile gezi turları ve çocukların oynayabilecekleri oyun alanları ile zengin etkinlik seçenekleri ile her kesime hitap etmektedir.

13) Arapgir Kozluk Çayı Kanyonu

Arapgir ilçesinin sınırları içerisinde yer alan kanyon, Malatya’ya olan uzaklığı yaklaşık olarak 140 kilometredir. Kanyonun uzunluğu Kozluk Çayı üzerinde bulunan Çiğnir Köprüsü’nden başlayarak, Arapgir-Kemaliye karayolunun yakınındaki eski köprü (Eski Kozluk Köprüsü) sınırlarında son bulmaktadır. Toplamda uzunluğu 17.847 metre olup, bölge bölge dik ve sarp kayalıkların yer aldığı kanyon etrafındaki alanlarda dağ keçisi ve diğer bazı yaban hayvanlarına rastlanmaktadır.

14) Tohma Kanyonu ve Kudret Havuzu

Darende Somuncu Baba Cami ile Taş Köprü arasında konumlanan Tohma Kanyonu, Tohma Çayı’nın iki yamacı dik kayalıklar ve sarp bir vadi şeklindedir. Kanyonun en dikkat çekici özelliği kayalıklar üzerindeki doğal oyuklar ve mağara şeklindeki kısımlardır. Kayaların eteklerinde, kayalar oyularak Somuncu Baba Cami’sine kanal ile su getirilmektedir. Bazı kısmı yıkılmış olan kanalın bir bölümü beton ile malzemeler kullanılarak onarılmıştır.
Kanyon içerisinde rafting, trekking, foto safari ve tırmanış gibi aktiviteler gerçekleştiriliyor olup toplamda 8 kilometre uzunluğundadır. Kanyon orta zorluğa sahip bir parkura sahip olup gidip gelmek yaklaşık bir saat sürmektedir. Termal kaplıca suyundan şifa bulmak isterseniz içerisindeki Kudret Havuzu’na girebilirsiniz. Cilt, romatizma, eklem ve kas ağrılarına çare olduğu söylenen havuz her yıl ziyaretçi yoğunluğu ile karşı karşı kalıyor.

15) Levent Vadisi

Malatya’nın doğal güzelliklerini yansıtan en güzel yerlerinden biri olan Levent Vadisi’ndeki mağaralar, ilginç yüzey şekilleri ve uçurumlarını gördükçe hem çok şaşıracaksınız hem de keyifli vakit geçireceksiniz. Akdağ ilçesinde konumlanan vadide yapılan yüzey araştırmalar sonucunda bölgede bulunan kabartmaların Geç Hitit Çağı dönemlerine ait olduğu bilgisine varılmıştır. Vadide trekking ve motor sporlarına sahil olabilirsiniz.
Geziniz boyunca telefonlarınızın kamerasını kapatmayacaksınız. Her bir köşe öylesine ilginizi çekecek ki, her yeri çekme ihtiyacı hissedeceksiniz. Yılın her mevsimi ayrı bir güzelliği sunan Levent Vadisi, sonbaharda pastel renklere kış aylarında ise tepeleri süsleyen beyaz karlarla gözünüze hitap ediyor. Doğa severlerin tutkunu olacağı Levent Vadisi, neredeyse 65 milyonluk bir geçmişe sahip. Seyir terasına çıkıp ayaklarınızın altına serilen bu manzaranın tadını çıkarmalısınız.

16) Karakaya Baraj Gölü

Türkiye’nin Atatürk Barajı’nın ardından en büyük ikinci barajı olan Karakaya Barajı, Malatya ili sınırları içerisinde yer alıyor olup yapımında meydana gelen Karakaya Baraj Gölü ise yakın bir zamanda Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak kabul edilmiştir. Çevresinde yer alan turistik işletmeler ile birlikte feribot işletmesi çalışmaları da yapılmıştır. Bir diğer özelliği ise Türkiye’nin en uzun demiryolu köprüsü de baraj gölünün üzerinde bulunmasıdır. Yapılan bu çalışmalar sonucunda önemli bir turizm noktası haline gelmesi yönünde büyük adımlar atılmıştır. Eğer Malatya’yı ziyaret edecekseniz Karakaya Baraj Gölü’nün yakınında yer alan otellerde konaklayabilir ve burada keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Resimler


Copyright © Sultan Turizm 2019. Tüm Hakları Saklıdır