37 - KASTAMONU

KASTAMONU
1) Kastamonu Kalesi

Kastamonu’daki en ikonik yapılardan biri olan Kastamonu Kalesi, şehri tepeden gören muhteşem bir konumda yer alıyor. Günümüzde tüm ihtişamıyla hala ayakta duran kale M.S. 12. yüzyılda Türklerin buraya yapmış olduklar akınlar sonucunda Komnenoslar tarafından inşa edilmiştir. Orjinal yapısından bugüne yalnızca iç kale bölümü ulaşabilmiştir. İlin batı noktasındaki kaya kütlesi üzerinde bulunan Kastamonu Kalesi’nin dış surları 18. yy sonlarında maalesef ki yok olmuştur. Gerek doğanın gerekse insanın etkisiyle tahrip olmuş kale, farklı zamanlarda pek çok kez restore edilmiş olup Orta Çağ Bizans kalesinden daha çok Osmanlı – Türk mimarisini yansıtmaktadır. İçerisinde; sarnıçlar, zindan, kaçış tünelleri ile “Bayraklı Sultan” olarak adlandırılan bir de türbe yer alıyor. Burası son olarak 2005 senesinde Kastamonu Belediye Başkanlığı tarafından onarılmıştır. Merkezden 120 metre yükseklikte bulunan kaleye ulaşım oldukça kolaydır. Belirli bir yere kadar arabayla çıktıktan sonra hafif meyilli bir yoldan yürüyerek kaleye gidebilirsiniz. Bu yol üzerinde çeşit çeşit hatıralık eşya satın alabileceğiniz dükkanlar yer alıyor.

2) Kastamonu Saat Kulesi

1884-1885 yılları arasında Kastamonu Valilerinden Abdurrahman Nureddin Paşa tarafından yaptırılmış olan Kastamonu Saat Kulesi, görüntüsüyle göz kamaştıran bir yapıdadır. Kulenin üzerindeki saat yine vali tarafından Avrupa’dan getirilmiştir. 12 metre yükseklikteki saat kulesi, açık sarı ve açık yeşil renkteki kesme taşlar kullanılmış olup yuvarlık kemerli bir kapı ile giriş yapılıyor. İçten iki katlı yapıdaki kulenin, dört bir tarafından da yuvarlak ve geniş pencereler ile açılmış. ? Hükümet Konağı’nın arkasındaki Sarayüstü Tepesi’nde bulunan Saat Kulesi, şehirdeki simgesel yapılardan biridir. Saatin halk arasında bir sürgün efsanesi bulunuyor. Anlatılana göre; İstanbul Sarayburnu’nda ki saatin zamansız olarak çalan çanı, padişahın hamile olan cariyelerinden bir tanesinin çocuğunu düşürmesine sebep olmuştur. Bunun üzerine saat kulesi Kastamonu’ya sürgün edilmiştir. Şehrin manzarasını izleyebileceğiniz kulenin gölgesinde içinizi serinletecek bir şeyler yudumlayabilirsiniz.

3) Kastamonu Memleket Kütüphanesi

Kastamonu merkez ilçede yer alan kütüphane binasının yapımı çeşitli nedenlerle aksamış olsa da 1924 senesinde inşası tamamlanmıştır. Yapımının ardından kütüphane olarak kullanılan bu kütüphane, sonraları vilayet ve jandarma gibi farklı amaçlar için kullanılan bu yer, Vali Fatin Bey tarafından açılışının gerçekleştirilmesi üzerine Kastamonu Memleket Kütüphanesi hizmete açılmıştır. 1925 senesinde Atatürk’ün zamanın parasıyla 500 lira katkıda bulunmasıyla ilk Memleket Kütüphanesi faaliyete girmiştir. İki katlı olarak planlanan kargir bina, 1916 senesinde Milli Kütüphane niteliğini almasının ardından 2002 senesinde onarım ve restorasyonu yapılarak resim ve fotoğraf galerisi olarak hizmete açılmıştır.

4) İnebolu Evleri

Genellikle üç katlı olan bordo beyaz renkli bu evler, bahçelerinde erik, fındık, dut, elma, ceviz gibi meyve ağaçları, su kuyusu ve çardak barındıran oluşan talı mı tatlı evlerden meydana geliyor. Evlerin bordu rengi, Aşı Köyü’ndeki topraktan elde dilen Aşı boyasından yapılıyor olup, ahşap evleri 20 yıl boyunca rahatlıkla koruyabilmektedir. Dört tarafa da eğimli olan çatılar, Marla Taşı olarak adlandırılan ve denizden çıkartılan ince geniş taşlarla yapılmıştır. Çatı yapımında taş kullanılmasındaki amaç, Karadeniz’in sert rüzgarlarına karşı dayanıklı oluşudur. Marla taşının ısı yalıtımı sağlaması da tercih sebeplerindendir.
Evlerin bodrum katları ise hem rutubeti önlemek hem de soğuktan korunmak amacıyla taşlar ile örülmüştür. İnebolu merkez ilçede bodrum katlar iş yeri veya kiler olarak kullanılırken kır kesimlerinde daha çok ahır olarak kullanılmaktadır. Katların hepsi yüksek tavanlı olup, pencereler ile donatılmış ve bağımsız bir daire şeklinde tasarlanarak ana salona açılmaktadır. Evin giriş noktaları dışarıdan merdivene yada kapı girişlerinden ayrılmaktadır. Nedeni ise aile genişledikçe evin kullanımını rahatlatılmasıdır. Her bir katında tuvalet ve banyonu bulunuyor olup, çoğu evde iki odadan meydana gelen çatı katı yer alıyor. Günümüzde onarım çalışmalarının devam ettiği evler, Kültür Bakanlığı, Kastamonu Valiliği ve Ankara Mimarlar Odası tarafından Yaşatma Projesi adı altında koruma altına alınmıştır.

5) Çatak Kanyonu Seyir Terası

Çatak Kanyonu Seyir Terası, çay yatağından yaklaşık 450 metre yükseklikte bulunup cam teras toplamda 250 kişi kapasitelidir. Cam terastan görünen 7 kilometre uzunluğundaki kanyon boşluğu, el değmemiş olan doğada yanınıza alacağınız dürbünle kanyon boşluğundaki yaban hayvanları dahi izleyebilirsiniz. Kuşkusuz en çok ziyaret edilen yerler arasındaki seyir terası ve aynı zamanda dünyanın en büyük dördüncü kanyonudur. 2017 senesinde yapımına başlanan terasa Kastamonu otobüs terminalinden Azdavay ilçesine giden otobüsler il Seyir Terasa ulaşabilirsiniz.

6)  Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi

Kastamonu şehir merkezinde yer alan Liva Paşa Konağı Etnografya Müze binası 1870 senesinde yapılmıştır. Mir Liva Sadık Paşa tarafından haremlik ve selamlık olarak bodrum katı hariç üç katlı olarak inşa edilen bu yapı, etnografya müzesine dönüştürülmüştür. Sivil mimarinin en iyi örneklerini yansıtan müze 1997 senesinde faaliyet vermeye başlayarak 1979 senesinde kamulaştırılmıştır. Çeşitli koleksiyonları içerisinde barındıran Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi, Kastamonu el sanatlarından, kunduracılık, urgancılık, dokumacılık ve baskıcılık sanatlarına kadar ayrı odalarda bir bir anlatılmaktadır.
Zemin kattaki girişte Kastamonu’ya ait eski görüntülerin bulunduğu fotoğrafların yer aldığı müzenin kışlık kat adı verilen orta katında Kastamonu el zanaatlarını yansıtan ahşap el oymacılığı eserleri, dokumacılık, semer ve koşum takımcılığı, baskıcılık, kunduracılık, urgancılık ve bakırcılık kısımları bulunmaktadır. Yazlık kat olan üst kat ise bir müze işlevi görmektedir. Burada gelin odası, oturma odası, misafir odası, günlük oda da gezebileceğiniz yerler arasında yerini alıyor.

7) Rıfat Ilgaz Müzesi

Bilmeyeninizin olmadığını düşündüğüm Hababam Sınıfı’nın yazarı olan Rıfat Ilgaz’ın doğduğu Cide’deki Rıfat Ilgaz Müzesi, ünlü yazarın vefatının ardından onarılarak müze olarak halka açılmıştır. Bölgeye gelen ziyaretçiler tarafından yoğun olarak ziyaret edilen müzede; Rıfat Ilgaz’a ait eserlerinin yanı sıra, kişisel eşyaları, çalışma masası, kitaplığı, karyolası ve hayatının bir bölümünü kapsayan fotoğrafları sergilenmektedir. Olur da Kastamonu’ya yolunuz düşerse gezinizi keyiflendirmek adına mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

8) Mimar Vedat Tek Kültür Ve Sanat Merkezi

2008 senesinde hizmete açılan Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi, geçmişe ışık tutan cinsten bir yer olup oldukça kapsamlı bir yerdir. İçerisinde; 75. Yıl Cumhuriyet Evi, Türkiye’de bir ilke sahip Şapka ve Dantel Müzesi, Atatürk Sergi Salonu, Kitre Bebek Evi, Resim Galerisi yer alıyor. Valilik binasının mimari olan Vedat Tek’in adını devam ettirmek adına Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi ismi konulmuştur. Sergilenmek amacıyla arkeoloji müzesinden geçici olarak alınan silahların da yer aldığı bir koleksiyon ve şapka koleksiyonu da bulunuyor. Şapkanın önemi şundan kaynaklanmaktadır ki; Mustafa Kemal Atatürk’ün şapka devrimini Kastamonu’da yapmış olması, şehir tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır.

9) Dipsizgöl Tabiat Parkı

2011 senesinde bakanlık tarafından tabiat parkı olarak tescil edilen Dipsizgöl Tabiat Parkı, beş hektar büyüklükteki bir alanı kapsamaktadır. Batı Karadeniz Bölümü’nde, Kastamonu ilinin Tosya ilçesinin Çiftler Köyü sınırları içerisinde konumlanmaktadır.

10) Küre Dağları Milli Parkı

Kastamonu ve Bartın sınırlarında yer alan Küre Dağları Milli Parkı, şelale ve mağaraların bol bulunduğu parkta harika fotoğraflar çekilebilirsiniz. 1998 senesinde Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nca Avrupa Ormanları’nda koruma alanları içerisinde öncelikli alanlardan birisi olarak seçilmiş olup 2000 yılında ise Milli Park olarak ilan edilmiştir. Bu karar neticesinde Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın III. Milenyuma girerken başlatmış olduğu “Yaşayan Gezegen Kampanyası” neticesinde Türkiye’nin Dünyaya Armağanı kabul edilmiştir.
2012 senesinde Avrupa’nın seçkin koruma alanlarını simgeleyen Pan Park’lar arasında yerini alan Küre Dağları, Avrupa’daki 13’üncü, Türkiye’deki ise ilk Pan Park’ı olarak ilan edilmiştir. Batı Karadeniz kısmında konumlanan dağlar, en zengin flora ve fauna çeşidine sahip yerlerinden biridir. Bu yörede halkın kullanımına açılmış olan el değmemiş yerlerinden biri olan milli parkın büyük bir kısmı Kastamonu il sınırları içinde konumlanmaktadır.
Parkı Azdavay, Pınarbaşı, Ulus, Bartın, Kurucaşile, Amasra ve Cide çevrelerken içerisinde ise; geyik, karaca, ayı, kurt, tilki, çakal, tavşan, yaban domuzu, ötücü kuşlar ve yırtıcı kuşlar barınmaktadır. Peki bu güzel parkta sizleri neler bekliyor? Valla Kanyonu, İlgarini Mağarası, Ilıca Şelalesi tüm ihtişamlarıyla sizleri beklerken yakın noktalarında ise Valla Kanyonu, Horma Kanyonu Geçişi ve Armutlu Çayırı’nı ziyaret edebilirsiniz.

11)  Ilgaz Dağı Milli Parkı

Ilgaz Dağı, bölgenin arazi yapısı sebebiyle serpantinler, şistler ve volkanik kayaçlardan meydana gelmektedir. Sahanın yer yapısı kadar dağ oluşum hareketleri de bir o kadar ilgi çekicidir. Türkiye’deki en uzun ve hareketli kırık hattı Kuzey Anadolu Fayı, dağın güney yamaçlarından geçer. İçerisinde meydana gelmiş farklı karakterlerde vadiler, sırtlar ve dorukları görebilirsiniz. Aynı zamanda önemi değerlerdeki peyzaj yapısıyla gözler önüne serilen bir jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Dağım yamaçlarından zirve noktasına doğru gelişmiş olan karaçam, kızılçam, köknar sayıca fazla ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü ile zengin orman altı topluluğunu oluşturmaktadır. Bütün yıl gür suları ile ve barındırdığı bitki örtüsü sebebiyle karaca, geyik, yaban domuzu, kurt, ayı, tilki gibi, yaban hayatına ev sahipliği yapmaktadır. Ankara’ya yakın konumda bulunan kayak sporu merkezide bu milli parkın içerisinde yer alıyor. Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi’nde 800 metre uzunluğunda kayak pisti ile 1500 metre uzunluğunda iki adet telesiyej ve teleksi tesisi bulunmaktadır. Parkta doğa yürüyüşleri yapabilir ve çadır kampı kurabilirsiniz. Baldıran Vadisi’nde ki Karasu Deresi üzerinde alabalık üretme istasyonları ve avlanma göletleri hizmet vermektedir.
Bu dere üzerinde 15 Haziran-15 Eylül tarihlerinde sportif olta balıkçılığı yapabilirken dilediğiniz zaman üretim istasyonlarından balık alma imkanına sahipsiniz. Parkta her türlü ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz yeme-içmeden, konaklamaya kadar her şey Kastamonu İl Sınırları kesiminde özel işletmede bir otel ve kamuya ait Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü Tesisleri ile Ankara Üniversitesi Ilgaz Tesisleri’nde mevcuttur.

12) Ilıca Şelalesi

Her bir noktasından farklı bir güzelliğe rastlayacağınız Ilıca Şelalesi’nin halk arasındaki adı Dev Kazanı olup, çevresinde barındırdığı bitkiler ve ağaçlara hayran kalacaksınız. Sudan düşen her bir damlanın sesi ayrı bir ritim oluşturarak kulaklarınızın pasını silecek. Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesine ayrı bir hava katan şelale hatıra fotoğrafları çekilmek için harika bir ortam sunuyor. Öyle ki her noktasını çekmek isterken telefon veya makinelerinizi elinizden bırakamayacaksınız. Sürprizlerle dolu geziniz sırasında keşifler yapacak, güzelliklerin tadına varacaksınız.

13) Gideros Koyu

Kastamonu’nun cenneti olan Gideros Koyu, Cide ilçesinde yer almaktadır. Antik dönemde tersane ve korunak yeri olarak kullanılan koyun ismi Cenevizlilerden almıştır. Batı Karadeniz’in en özel ve güzel kıyılarını tüm ihtişamı ile gözler önüne seren koy, görüntüsüyle bir Ege koyunu anımsatıyor adeta. Yeşil ve mavinin kucaklaştığı bu koyun tarihi 15. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Gideros’taki ilk site devleti Amazonlar tarafından kurulmuş olup, Büyük İskender’in baldızı Amastris tarafından da yıkıldığı bilinen bilgiler arasındadır. Denize açılan bölümü dar olan tertemiz su oldukça sakindir. Konaklamak için burada yer alan otel ve pansiyonları tercih edebilirsiniz.

14)  Çatak Kanyonu

Kastamonu’nun Azdavay ilçesinde yer alan Çatak Kanyonu merkez ilçeye 7 kilometre mesafede konumlanıyor. Gelenler kanyona 6 kilometre araçla, 1 kilometre uzunluğundaki yürüyüş yolundan 900 metre yükseklikteki seyir noktasına varılıyor. Harikulade bir manzaraya ev sahipliği Çatak, içerisinde barındırdığı doğal güzellikleri ile en ilgi çekici ve yoğun olarak ziyaret edilen bir yerdir.

15)  Valla Kanyonu

Kastamonu Pınarbaşı ilçesindeki Valla Kanyonu, ilçe merkezine 26 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği noktada doğan Valla Kanyonu, uzunluğu bakımından Türkiye’deki geçilmesi en zor kanyonudur. Vahşi bir yapıya sahip olup en belirgin özelliği olarak ön plana çıkmaktadır. Sarp kayalıkları arasında; akbaba, kartal, doğan, atmaca ve birkaç yabani hayvan yaşam sürmektedir. Eğer buraya geleceksiniz yanınızda gerekli ekipmanları getirmeniz gerekiyor. Yalnız giriş ve çıkış bölümlerinde yerel rehberler eşliğinde kısa bir giriş yapılabilmektedir. Küre Dağları’nın içerisinde yarattığı görüntüsüyle tüm ihtişamıyla sizi selamlıyor. 10 kilometre boyunca boylu boyunca uzanan kanyon, 800-1200 metre arasında değişen yüksek kayalık uçurumlara sahiptir.

16) Horma Kanyonu

Kastamonu’nun Pınarbaşı mevkiinde yer alan Horma Kanyonu, merkez ilçeye 5 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. İlçeye de turizm yönünden katkıları bir hayli yüksek olup, içerisinde barındırdığı doğal güzellikleriyle bölgede ziyaret edilmeyi hak eden mükemmel bir yer. Kanyonun içerisinde özel olarak yapılmış doğal yürüyüş alanları ve dinlenme alanları bulunuyor. Ilıca Şelalesi’ne ulaşan 7 kilometrelik bir rota planlanmıştır. Hormada’dan Zara isminde bir çay geçerek Ilıca Şelalesi’ne ulaşıyor. Fotoğraf tutkunlarının gözde mekanı haline gelecek değer taşıyor olup, her noktasını bol bol fotoğraflayabilirsiniz. Dev taş kazanları sizi oldukça etkileyecek, ancak bir o kadar da tehlikeli olduğunu belirtmeliyim. Kanyonun tamamını baştan sona gezmek isterseniz yerel bir rehberin size eşlik etmesinde yarar var.

17)  Kasaba Köyü

Kastamonu’nun şirin mi şirin bir köyü olan Kasaba Köyü, eski zamanlarda Çobanoğlu Beyliği’nin ilk yerleşim bölgelerinden biriymiş. Eski bilinen ismiyle Gaşgaba olup, dünyada ilk ve tek eser olan Mahmut Bey Cami’yi barındırması ile dikkat çekiyor. Ağaç işlemeciliğinin en nadide örneklerinden biri olan bu yapıyı görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bunun yanı sıra Çobanoğulları Beyliği’nden kalma bir hamam kalıntısı da köyde görülmeye değer nitelik taşıyan yapılar arasında yerini alıyor. Candaroğlu dönemine de ev sahipliği yapmış olan bu köy, önemli bir yerleşim noktası olmakla beraber, Osmanlı döneminde de önemini fazlasıyla hissettirmiştir.

18) Taşköprü

Kastamonu’nun ünlü ilçesi Taşköprü, adını Gökırmak’ın üzerinden geçen köprüden almıştır. Sarımsağı ve kuyu kebabı ile nam salmış yörede her sene sarımsak festivalleri düzenlenmektedir. Buraya gelecekseniz bu festivalin düzenlediği tarihe denk getirirseniz eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Ormanları, ev restoranları, köprüler ve sahip olduğu harika doğa manzaraları ile mükemmelliğini her daim bizlere hissettiriyor. Kastamonu’daki en büyük ilçe olan Taşköprü’deki bu ünlü köprü, Roma döneminde yapılmış ve Çobanoğulları döneminde ise gelişme göstermiştir. Yedi gözü bulunuyor olup günümüzde bu köprü halen kullanılmaktadır.



Resimler


Copyright © Sultan Turizm 2019. Tüm Hakları Saklıdır